Gaste Bursa | İnternetteki Haberiniz
Gaste Bursa - Hava Durumu Güneşli
30°C
17°C
Yarın Güneşli
32°C/19°C
Gaste Bursa - Hava Durumu
Sık Kullanılanlara Ekle | Açılış Sayfası Yap | İletişim | Künye
Güncelleme: 01 Ocak 0001 Pazartesi 00:00 TSİ



Dış Politikada Stratejik Önceliklerimiz
Prof. Dr. Tayyar Arı
1
Yorum   Yorum Gönder     Metin: A A     Diğer Yazıları    Bookmark and Share
 



Türk dış politikasının yönü konusunda zaman zaman kafalarda soru işaretleri oluşmaktadır. Özellikle Orta Asya ve Kafkasya konusunda ihmalden doğal geri dönüşümler bu tür kafa karışıklığını daha da arttırmaktadır. Bu durumu, Türkiye’nin dış politikasını “her yöne ilişki” kavramıyla tanımlayıp geçiştiremeyiz. Çünkü bütün devletlerle pozitif diyalog içinde olmanız ve pozitif diplomasiyi öne çıkarmanız gayet olumlu bulunabilir. Aslında takdirle karşılanacak bir politika olduğu da söylenebilir. Ama bu durum Türkiye’nin dış politikasında bazı önceliklerinin olmayacağı anlamına gelmez. Dünyada her devletle aynı tonda bir ilişki içinde olmamız mümkün mü veya buna gerçekten gerek var mı? Düşman sayısını azaltmak; hatta öncelikle buna komşulardan başlamak bu hükümetin önemli dış politika hedeflerinden biri olduğunu biliyoruz. Bu konuda önemli mesafeler kaydedildiği de göz ardı edilemeyecek bir gerçek. Ama yine de bütün bunlar kamuoyunda bazı konularda endişelerin devam etmesini engelleyememiştir. Özellikle 2007’ye kadar devam eden İran-Suriye-Hamas ve Hizbullah eksenine oturan ama Orta Doğu’nun diğer ülkeleriyle daha mesafeli bir ilişki içinde olan Türkiye’nin bu tutumunun arkasında yatan psikoloji ya da ideoloji anlaşılamamıştır. Aynı şekilde Türkiye’nin Orta Doğu merkezli ve İslam dünyası ile yakınlaşma politikası daha kolay anlaşılırken, aynı ilginin Türk cumhuriyetlerinden esirgenmesi anlaşılamamıştır. Türkiye’nin Afrika açılımını bir vizyon politikası olarak görebiliriz; ama bu durum Özbekistan ile ilişkilerin bir türlü istenen noktaya çekilememesini açıklayamaz. Aynı durum Kazakistan’ın Türkiye yerine Rusya’yı tercih etmesindeki Türkiye’nin ihmalini veya Azerbaycan’da Türkiye’ye karşı oluşan güven bunalımını da açıklayamaz. Dolayısıyla, Türkiye’nin Orta Doğu’da liderliğinden söz edilirken, Orta Asya ve Kafkasya’da Rusya, ABD, İran ve AB’nin gerisine düşmesi ve beşinci sıraya yerleşmesini nasıl açıklayacağız.

Dolayısıyla kamuoyunun merakla beklediği bu konuların ve Türkiye’nin stratejik önceliklerinin ve gelecek vizyonunun daha berrak hale gelmesi konusunda yeni dönemde izlenecek dış politikanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye eğer önce bölgesel lider sonra küresel lider olacaksa ki böyle bir vizyonunun olduğuna ya da olması gerektiğine inanıyorum. Her şeyden önce bazı stratejik öncelikleri bulunmalıdır. Bu bağlamda Türkiye’nin dış politika vizyonu içinde sadece ideolojik nedenlerle hareket ediliyor kaygısına yer vermeyecek bir şekilde Hamas, Hizbullah ve Kürt gruplara gösterilen ilgi kadar olmasa da Türkmen gruplara da, Suriye’ye gösterilen ilginin bir kısmı Mısır’a ve Suudi Arabistan’a, Katar’a gösterilen ilginin yarısı Kuveyt’e, Bahreyn’e ve BAE’ne de gösterilmelidir. Afrika’ya gösterilen ilginin en az yarısı Pakistan’a, ama her şeyden önemlisi Rusya’ya gösterilen ilginin dörtte biri Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerine de gösterilmelidir.

Türkiye’nin dış politikasında stratejik öncelikleri arasında Orta Doğu ve Avrasya’nın ilk sırayı almasının Türkiye’yi hem AB hem de ABD karşısında pazarlık gücünü arttıracağı ve uluslararası alanda daha saygın bir yere sahip kılacağını düşünüyorum. Türkiye’nin dost-düşman ayırımı yapmaması ve kimlik ile dış politika arasında bir ilişki kurmaması bir yere kadar uygulanabilir ve anlamlıdır. Ama Türkiye dünyada bütün ülkelere aynı mesafede olamaz. Böyle bir politika Ermenistan açılımında tıkanır ve Mısır’a pirince giderken evdeki bulgurdan olursunuz; düşmanın dostluğunu kazanmaya çalışırken dostlarınızı da kaybedersiniz. Dost-düşman kavramlarının bir ülkenin dış politikasında yönlendirici olmaması harika bir şey ama bu durum bir ülke açısından stratejik öncelikli ülke ve bölgelerin olmayacağı anlamına gelmez. Bu konuya dikkat edersek her şeyin daha mükemmel olacağını düşünüyorum.

 


 


Tüm Yazıları >


Günün Yazarları
Ahmet Tirfil
Magazin Diliyle Referanduma “Hayır” Demek
Azmi Ayyıldız
Yaz Bitti…
Şakir Çalışkan
“Bursa EDP Bugün Evet Yarın Yeni Anayasa” Diyor

Toplam 1 yorum. Yorum yapmak için tıklayınız .
A.Ayyıldız
17.04.2010 10:13:46
Hocam,hoşgeldiniz.Özlemiştik.Herşeyi çok güzel özetlemişsiniz kaleminize sağlık.Bu sutunları ihmal etmeyin.Teşekkürler..

Copyright © 2009 Gaste Bursa
Şu an 101 kişi Gaste Bursa'da.